25.6.2014

2010 / Cilt 37 / Sayı 1 Dergisi İçeriği

YENİDOĞAN İSHALLİ BUZAĞILARDA BOVİNE ROTAVİRÜS İNFEKSİYONUNUN TEŞHİSİNDE ELISA VE VİRÜS İZOLASYON METOTLARININ KARŞILAŞTIRILMASI

Veli GÜLYAZ, Nesrin TURAN, Selma ÖZDEMİR, İrem GÜLAÇTI

 

ÖZET

Bu araştırmada, ishal semptomu gösteren buzağılardan alınan gaita örneklerinden bovine rotavirüs (BRV) etkenlerinin saptanmasında Enzyme Linked Immunosorbent Assay (ELISA) ile virüs izolasyon metodu karşılaştırıldı. Trakya bölgesinde halk elinde bulunan 22 yetiştiriciye ait ishal belirtileri gösteren 140 buzağıdan alınan gaita örneklerinden 38'inde (%27.1) ELISA ile BRV yönünden pozitiflik saptanırken, fetal kidney rhesus monkey (MA-104) hücre kültüründe 79 adet gaita örneğinden (%56.4) BRV izolasyonu gerçekleştirildi. İzole edilen suşların titrasyonu sonucu (doku kültürü infektif doz 50 )DKID50 104 /0.1ml titreden daha düşük titrelerde (103, 102, 101 /0.1ml) BRV antijenleri içeren sulandırılmalarda ELISA ile BRV varlığı yönünden negatif sonuçlar elde edildi. Pozitif kontrol olarak kullanılan standart BRV (RV-A) strain : B 223 ( grup A, serotip 7) suşu ile yapılan çalışmada ise DKID50 104 ve 103/0.1ml titrelerde virüs sulandırmalarında ELISA ile pozitif sonuç elde edilirken, 102, 101 /0.1ml titrelerde BRV antijenleri içeren sulandırmalarda ELISA testi ile BRV varlığı yönünden negatif sonuçlar elde edildi. Elde edilen sonuçlardan yeni doğan buzağılarda ishallere neden olan etkenler arasında BRV varlığının saptanmasında ticari olarak kullanılan ELISA kitlerinin duyarlılığının az olduğu, BRV teşhisi amacıyla ELISA ile negatif çıkan gaita örneklerine polymerase chain reaction (PCR) testi uygulama imkanı yoksa gaita örneklerinin MA-104 hücre kültüründe 3-6 kör pasajı takiben ELISA ile değerlendirilmelerinin uygun olacağı kanaatine varılmıştır. 

 

Makaleyi PDF Olarak İndirmek İçin Tıklayın...!

KOMBİNE HAZIRLANAN KOYUN ÇİÇEK VE KOYUN-KEÇİ VEBASI AŞISININ BAĞIŞIKLIK VE ZARARSIZLIĞININ SAPTANMASI

Veli GÜLYAZ , Selma ÖZDEMİR

 

ÖZET

Bu çalışmada bivalan olarak hazırlanan koyun çiçek (SP) ve peste des petits ruminants (PPR) aşısının koyunlarda bağışıklık ve zararsızlık çalışmalarının yapılması amaçlandı. Karma aşının bağışıklık gücünün saptanması için koyunlar 4 gruba ayrıldı. İki ml liyofilize edilen karma aşı 100 ml sulandırma sıvısı ile sulandırıldı ve 1. grupta yer alan 8 adet koyun 1 ml deri altı yolla aşılandı. İkinci grupta yer alan 4 koyun SP aşısı ile ve 3. grupta yer alan 4 koyun PPR aşısı ile ayrı ayrı aşılandı. Aşılamadan 21 gün sonra aşılanan hayvanların kanları alındı ve kan serumlarında PPR ve çiçek yönünden antikor titreleri saptandı. Karma aşı ile aşılanan koyunlarda SP virüsüne karşı ortalama antikor titreleri log 101.46 bulunurken, PPR virüsüne karşı antikor titreleri ise ortalama 1/880 olarak saptandı. Sadece SP aşısı ile aşılanan koyunlarda SP virüsüne karşı antikor titresi ortalama log10 101.68 iken yalnız PPR aşısı ile aşılanan koyunlarda ortalama log2 1/800 olarak saptandı. Aşılı hayvanlarda yapılan eprüvasyon çalışmaları sonucu, karma aşı ile aşılanan koyunlarda gerek PPR hastalığına ait gerekse SP hastalığına ait hastalık belirtilerinin ortaya çıkmadığı görüldü. Sonuç olarak kombine PPR ve SP aşısı yapılan koyunlarda her iki hastalığa karşı yeterli düzeyde bağışıklık oluştuğu belirlendi.

 

Makaleyi PDF Olarak İndirmek İçin Tıklayın...!

TRAKYA YÖRESİ’NDEKİ KAPLUMBAĞALARDA (TESTUDO GRAECA) HYALOMMA AEGYPTIUM (LINEAUS, 1758)’UN YAYGINLIĞI

Nuran AYSUL, Sırrı KAR, Nadim YILMAZER, H. Günseli ALP, Ayşen GARGILI

 

ÖZET

Trakya yöresinde 10.06.2009-23.08.2009 tarihleri arasında yürütülen bu çalışmada, 56 kara kaplumbağası (Testudo graeca) kene enfestasyonu bakımından incelenmiş ve kaplumbağaların %98,21'inde kene bulunmuştur. Toplanan 436 kenenin tümünün Hyalomma cinsine ait olduğu ve bunlardan 81'inin (%18,57) H. aegyptium erişkini, 188'inin (%43,11) Hyalomma spp. Nimfi ve 167'sinin (%38,3) de Hyalomma spp. larvası olduğu anlaşılmıştır. Bölgede insanları tutan kenelerde bu türün larva nimf ve erişkinlerinin yoğun olarak saptanmasının, Trakya yöresindeki kara kaplumbağalarının yüksek oranda H. aegyptium'un farklı gelişim formlarıyla enfeste olması ile ilişkili olabileceği düşünülmüştür. 

 

Makaleyi PDF Olarak İndirmek İçin Tıklayın...!

MERSİN’DE YETİŞTİRİCİLİĞİ YAPILAN GÖKKUŞAĞI ALABALIKLARI(ONCORHYNCHUS MYKISS, WALBAUM, 1792)’INDASAPTANAN EKTOPARAZİT PROTOZ

Selmin ÖZER, Erkin KOYUNCU, Erdem DÖNMEZ, Pınar SEVİM BULDUKLU,Semra ERDOĞAN 

 

ÖZET

Mersin ilinde faaliyet gösteren 7 gökkuşağı alabalığı (Oncorhynchus mykiss, Walbaum, 1792 işletmesinde 2005 yılında bir yıl süreyle 226 balık paraziter yönden incelenmiştir. İşletmelerde kullanılan suyun sıcaklığı (ºC), çözünmüş oksijen (mg/L) ve pH değerleri ölçülmüştür. Mikroskobik bakı balıkların dış yüzeyi, yüzgeçleri ve solungaç yapraklarından kazıntı alınarak 100X, 250X ve 400X büyütme ile ışık mikroskobunda natif olarak yapılmıştır. İncelenen 226 adet balığın 41'inde (%18,14) 42 adet ektoparazit protozoona rastlanmıştır. 25 (%11,06) adet balıkta Ichtyophythirius multifiliis Fouquet, 1876, 12 (%5,31) balıkta Trichodina spp. Ehrenberg, 1838 ve 5 (%2,21) adet balıkta Chilodonella spp. Strand, 1926 tespit edilmiştir. Bir adet balıkta Trichodina spp. ve Chilodonella spp. görülmüştür. Balıkların hiçbirinde parazitozis bulgusuna rastlanmamıştır. 

 

Makaleyi PDF Olarak İndirmek İçin Tıklayın...!

 

TÜRKİYE’DE SIĞIRLARDA BABESIA BOVIS VE B. BIGEMINA’NIN SEROPREVALANSI


Taraneh ÖNCEL, Gülay VURAL, Zafer KARAER, Ayşe ÇAKMAK, Salih YURTALAN, İbrahim ÖZ, Ziya Necdet ERHAN, Ayşen BEYAZIT, Çiğdem PİŞKİN, Ahmet DENİZ, Armağan Erdem ÜTÜK, Erol HANDEMİR, Funda ALTINÖZ, Kadir KAMBURGİL, Hasan AYTEKİN, Mithat KURT, İsmail AYDIN, Selma KAYA, Zekai BASTEM, Yıldıray KALKAN, Ahmet TEMUR, Hatice İÇYEROĞLU, Abdulkasım İÇYEROĞLU, Hayrunnisa ÇAYA, İbrahim BALKAYA, Nursel AKSIN,Mustafa AÇICI 

 

ÖZET

Bu çalışma, Türkiye'de sığırlarda Babesia bovis ve B. bigemina'nın seroprevalansını tespit etmek için yapılmıştır. Bu amaçla 2007-2008 yıllarında Türkiye genelinde 81 ilden 3773 sığırdan kan serumu toplanmıştır. Kan serumları Indirekt Flouresan Antikor yöntemiyle (IFA) B. bovis ve B. bigemina'ya karşı oluşan antikorlar yönünden incelenmiştir. Ayrıca sığırlar üzerinde bulunan keneler toplanarak laboratuvara getirilmiş ve tür teşhisi yapılmıştır. IFA testi ile incelenen 3773 sığır serumunun % 24.5'i B. bovis, % 16.9'u B. bigemina, %9.46'sı hem B. bovis hem B. bigemina antikorları yönünden pozitif bulunmuştur. Enfekte sığırlardan 2076 kene toplanmış ve Hyalomma marginatum 34 marginatum, H. anatolicum anatolicum, H. anatolicum excavatum, H. detritum, H. aegyptium, Rhipicephalus bursa, Rh. turanicus, Rh. sanguineus, Boophilus annulatus, Ixodes ricinus, Haemaphysalis parva, Haemaphysalis punctata, Haemaphysalis sulcata, Dermacentor marginatus olarak identifiye edilmişlerdir. Sayıca en fazla bulunan kene türleri Hyalomma marginatum marginatum (%21.3), Rhipicephalus turanicus (%19.5), Rh. bursa (%15.1) ve Boophilus annulatus (%12.7) olmuştur. 

 

 
 

BROİLER PİLİÇLERİNDEN ESCHERICHIA COLI O157:H7 SEROTİPİ-NİN İDENTİFİKASYONU VE ANTİBİYOTİK DUYARLILIKLARININ BELİRLENMESİ(*)

 Sinem Gökçe DURSUN (SEKMEN) Osman KAYA
 
 
ÖZET
 
Bu çalışmada, İzmir, Aydın, Manisa, Denizli ve Uşak illerinde bulunan fason broiler kümeslerindeki piliçlerden E. coli O157:H7 identifikasyonu amacıyla 500 kloakal sıvap örneği alınmıştır. Beşyüz kloakal sıvap örneğinin 32 (% 6.40)'sinden Escherichia coli O157:H7 serotipi identifiye edilmiştir. Ayrıca örneklerin 128 (% 25.60)' inden diğer E. coli türleri, 75 (% 15)' inden Klebsiella sp., 193 (% 38.60)' ünden Proteus sp., 38 (% 7.60)' inden Pseudomonas sp. identifiye edilmiş, 34 (% 6.80)' ünde ise bakteriyel üreme şekillenmemiştir. Araştırmada, örneklerden izole edilen E. coli O157:H7 suşlarının illere göre toplam örnek sayısına oranları Aydın 108/13 (% 12.04), İzmir 140/9 (% 6.43), Uşak 36/2 (% 5.55), Manisa 180/7 (% 3.88) ve Denizli 36/1 (% 2.77) olarak belirlenmiştir. E. Coli O157:H7 izolatlarıyla yapılan antibiyotik duyarlılık testleri sonucunda izolatların Polimiksin B' ye % 100.00, Sefotaksime % 75.00, Norfloksasine % 59.38 oranlarında duyarlı; Kanamisine % 37.50 oranında orta derecede duyarlı; Ampisiline % 100.00, Sefalotine % 100.00, Kloramfenikole % 87.50, Sulfametoksazol-Trimetoprime % 81.25, Eritromisine % 81.25 ve Amoksisilin-Klavulonik aside % 62.50 oranlarında dirençli oldukları bulunmuştur.  
 
''