Türkiye'de Şap Hastalığı

Şap hastalığı Türkiye'de uzun zamandan beri Dabak veya Şap olarak bilinmektedir. İlk istatistiki bilgiler 1914 yılında yayınlanan Tarım İstatistiklerinde vardır. Osmanlı döneminde özellikle Trakya bölgesinde olmak üzere birçok salgın görülmüştür.Bu bilgilere göre 1914 yılında Osmanlı ülkelerinde 9455 şap vakası tespit edilmiş ve hastalığa yakalanan hayvanlardan 4327’si ölmüştür. Ayrıca ülkemizde Balkan ve Birinci Dünya Savaşları sırasında birkaç defa tehlikeli yayılmalar gösterdiği bilinmektedir.

Ülkemizde 1952 yılına kadar Şap hastalığına neden olan virus tipleri hakkında bilgi yoktu. 8 Ocak 1952 de çeşitli bölgelerden toplanan 4 virus izolatının Fransa’da test edilmesi sonucu 2 izolatın A, 1 izolatın O ve 1 izolatında C tipi olduğu anlaşılmıştır.
 
SAT-1 1962 de Afrika dışında ilk olarak Bahreyn'de görülmüştür. Kısa sürede Mezopotamya bölgesine yayılmış ve Orta-Doğu ve Anadolu'yu içine almıştır. Avrupa Şap Komisyonu 20-21 Temmuz 1962 de Roma'da çok acil olarak toplanmış FAO kaynaklarından Türkiye'ye tip spesifik aşının temini kararlaştırılmıştır. Aşılamaya 1962 yılında başlanmıştır. FAO ile işbirliği ile Trakya tampon bölge ilan edilmiştir. Yetersiz aşı nedeniyle önce sadece Edirne, daha sonra Kırklareli ve Tekirdağ illeri ve Eceabat, Gelibolu ilçeleri de tampon bölgeye dahil edilmiştir.
 
SAT-1 3 Ekim 1963 ten sonra Trakya'da görülmemiştir. 21 Haziran 1965' ten sonrada Anadolu'da bu tipe karşı aşılama yapılmamıştır. A22 ve O1 e karşı aşılamaya devam edilmiştir.1967-71 arasında Trakya'nın durumunun iyileştirilmesine ve aşı üretiminin arttırılmasına çalışılmıştır.
 
Asia-1 tipi 1 Ağustos 1973' de İran'dan Türkiye'ye bulaşmıştır. Ankara'da FAO, OIE ve AT temsilcileri ile birlikte acil bir toplantı yapılmış ve yeniden belirlenen tampon bölge için Şap Enstitüsü'nün üretim kapasitesinin yıllık 90 milyon doza çıkarılması için kaynak düşünülmüştür. Tampon bölgede trivalan aşı ile aşılama yapılmıştır.Bunun sonunda hastalık kısa sürede kontrol altına alınmıştır. 1987 yılına kadar trivalan aşı kullanılmıştır.
 
1970 yılında tampon bölgedeki il sayısı arttırılmıştır. Trakya’daki bütün iller ve Çanakkale, İstanbul, Balıkesir, Bursa, Kocaeli, Sakarya batı tampon bölgesine; Suriye ve Irak sınırında Hatay, Gaziantep, Ş.Urfa, Mardin illeri sınırdan 20 km içeriye kadar Güney-Doğu tampon bölgesine dahil edilmiştir. 1983 te Hakkari, Van, Ağrı, Kars illerinin sınırdan 20 km içeride bulunan köyleri de tampon bölgeye dahil edilmiştir. 1986 yılında Bilecik, Siirt, Diyarbakır ve Erzurum tampon bölgeye dahil edilmiş, fakat bir yıl sonra Diyarbakır ve Erzurum Aydın ve İzmir ile yer değiştirmiştir. 1988 de, tampon bölgedeki il sayısı Afyon, Bolu, Eskişehir, Kütahya, Manisa, Uşak ve Zonguldak'ında katılımı ile 28' e çıkmıştır.
 
Ekim 1989 yılında Brüksel'de yapılan Şap Zirvesinde alınan karar gereğince tampon bölge Trakya'dan Anadolu'ya kaydırılmış, Trakya'ya Ari Bölge statüsü verilmiş ve 1990-91 yılında Trakya'da aşılamaya son verilmiştir. Trakya'ya ari bölge statüsü verilmesinin bir amacı Trakya'dan Avrupa pazarına ihracat yapmaktır. Ancak bu bölgede zaman zaman hastalığın tekrar görülmesi ari bölge statüsünün değişmesine neden olmaktadır. 9 Kasım 2007 tarihinden buyana bölgede hastalık görülmemiştir ve arilik statüsünün tekrar verilmesi için OIE’ye başvuruda bulunulmuştur.
 
Şap hastalığının kontrolü için karantina tedbirleri ile birlikte aşılama 1962 yılından beri uygulanmaktadır.
        
Türkiye'de 1914 yılından beri değişik tarihlerde A, O, C, SAT-1 ve Asia-1 tipleri teşhis edilmiş ve ekzotik tipler eradike edilmiştir.
 
Günümüzde hastalık mihraklarında  A,  O ve Asia-1 tipleri tespit edilmektedir.

''